2020’de, Avrupa Genelinde Yenilenebilir Enerji Fosil Yakıt Kullanımının Önüne Geçti

Sonuçlar şu şekildedir: Geçen yıl ilk kez yenilenebilir enerji alanında gerçekleştirilen, güneş ve rüzgar enerjisi teşvik projelerinden, AB genelinde üretilen fosil yakıtlarla elde edilen enerjiye oranla daha fazla elektrik üretildi.

12 ay boyunca yenilenebilir kaynaklar Avrupa elektriğinin %38’ini üretirken, %37’si fosil yakıtlardan sağlandı. Rüzgar ve güneş enerjisine yapılan yatırım, karbondan arındırmanın başlıca itici gücü oldu; rüzgar üretimi %9 ve güneş enerjisi %15 artarak toplamda 51 ilave terawatt saat (TWh) yenilenebilir elektrik oluşturdu. 

Bugün İngiliz düşünce kuruluşu Ember ve Alman düşünce kuruluşu Agora Energiewende tarafından yayınlanan bulgular, ulusal düzeyde ilk kez Almanya ve İspanya’nın fosil yakıtlardan daha çok yenilenebilir kaynaklardan elektrik ürettiklerini gösterdi.

ABD’nin geçen hafta Paris Anlaşmasına yeniden katılma hamlesi, dünya devam eden koronavirüs salgını ile mücadele ederken bile küresel bir yeşil enerji devriminin mümkün olabileceğine dair daha fazla umut veriyor.

Ancak bunların hepsi iyi bir haber değil: Bulgularının analizinde düşünce kuruluşları, AB’nin 2030’a kadar %55 sera gazı azaltımı ve dolayısıyla 2050’ye kadar karbon nötr hedefine ulaşmak için enerji geçişinin hala çok yavaş gerçekleştiğini söylediler. Ember, Avrupa’nın 2030 hedefine ulaşmak için her yıl 100 terawatt saatlik yenilenebilir enerji eklemesi gerektiğini söylüyor. Bu değer 2020’de eklenen miktarın neredeyse iki katını ifade ediyor.

Kömür üretimi 2015 yılından bu yana yarı yarıya azalmıştır buna ek olarak 2020’de %20 daha azaldı.  Koronavirüs salgını ile ilişkili düşük enerji talebine rağmen gaz üretimi geçen yıl yalnızca %4 düştü. Bununla birlikte araştırmalar, AB’nin elektrik üretiminin geçen yıl 2015’e göre genel olarak %29 daha temiz olduğunu gösteriyor. 

Ember’in kıdemli elektrik analisti Dave Jones bu konuda şunları dile getirdi:

“Rüzgar ve güneş gerçekten Avrupa’nın elektrik sistemini dönüştürmeye başlıyor. Geçen yıl Avrupa’nın elektriğinin ortalama beşte birini sağladılar, ancak belirli ülkelerde ve belirli saatlerde penetrasyon daha da yüksek.”

Jones, Forbes.com’a 2015’ten bu yana kömür üretiminin yarıya inmesinin birincil nedeninin rüzgar ve güneş olduğunu ve bunun da CO2 emisyonlarında hızlı bir düşüşe neden olduğunu söyledi.

Jones sözlerine şöyle devam etti:

“Paranın bir başka düşüş yaşaması durumunda, rüzgar ve güneş enerjisinden elde edilecek elektrik talebinin önceden tespit edilen seviyelere yükselmesi bunu telafi edecektir. 2021’de yeniden bir kapılma olursa, küçük ve geçici olacak.”

Özellikle, nükleer üretimde rekor bir şekilde %10 oranında düştü. Bunun nedeni büyük ölçüde İsveç ve Almanya’daki nükleer santrallerin kapatılması aynı zamanda Fransa ve Belçika’da reaktörlerin geçici olarak devre dışı bırakılmasıydı. Elektriğinin yaklaşık %70’ini nükleer enerjiden elde eden Fransa’nın nükleer üretiminin 44 terawatt saat, yani %11 oranında düştüğünü söyleyebiliriz. 

Ember ve Agora’ya göre Almanya, Belçika ve İspanya gibi daha fazla ülkenin nükleer enerjiyi tamamen devre dışı bırakmasıyla 2020’ler boyunca genel nükleer üretimin daha da düşmesi bekleniyor.

Raporun ortak yazarı olan Agora Energiewende’nin yöneticisi Patrick Graichen konu hakkındaki yorumu şu şekilde:

“Salgın sonrası ekonomik iyileşme iklim eylemini yavaşlatmamalıdır. Bu nedenle, istikrarlı bir ilerleme sağlamak için Yeşil Anlaşma’daki gibi güçlü bir iklim politikasına ihtiyacımız var.”

Graichen, yenilenebilir kaynaklardaki hızlı ilerlemeye rağmen çok daha fazlasına ihtiyaç olduğunu vurguladı ve şunları ekledi:

“İklim nötrlüğü için gerekli olan yıllık 100 terawatt saatlik miktara ulaşmak için neredeyse şimdiki üretimin üç katına ihtiyaç var”.

Ayrıca AB üye devletlerinin iklim planlarının şu anda sadece 2030’a kadar 75 TWh’lik bir artış üretmeye yeterli olduğunu belirtti.

Öyleyse, Avrupa’nın geriye kalan fosil yakıt kullanımına ihtiyaç duyan milletleriı için ne yapılacaktı? Dave Jones, bu noktada resmin hızla değiştiğini söyledi. Yakın zamana kadar büyük miktarda sera gazı salan ülkelere atıfta bulunarak şunları ekledi:

“Bu soruyu üç yıl önce sorsaydınız, çözüm gereken ulusların Almanya, İspanya ve Hollanda olacağını söylerdim. Ancak bu milletler kömür üretimini çoktan çökertmiş durumda ve bunu sıfıra indirmek için planları var. Polonya şu anda Avrupa’nın kömür üreticisi olmaya çok yakın ve Çekya üçüncü sırada, bu yüzden bu iki ülkenin hemen harekete geçmesi gerektiği açık.”

Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) 2021’de AB genelinde rüzgar kapasitesi kurulumlarında keskin bir artış olacağını tahmin etmesinin yanında, karbondan arındırma savunucuları için ufukta daha fazla iyi haber var. (Fransa, Polonya ve Danimarka’daki büyük artışlar dahil.) Bu yıl Fransa ve Almanya’da açılacak olan devasa güneş fotovoltaik tesisleri ile güneş enerjisinin %16’ya kadar daha hızlı büyümesi bekleniyor. Genel olarak, yenilenebilir enerji dağıtımının en az 2025 yılına kadar yıldan yıla artması bekleniyor. 

[Kaynak]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir