2021’de Enerjiyi Dönüştüren En İyi Teknolojiler

Fosil yakıt talebinin son on yılda zirve yapması ve temiz enerji dağıtımının hızlanması beklenirken 2021’de izlenecek en iyi enerji teknolojileri nelerdir?

Arup’un enerji ekonomisi başkanı Filippo Gaddo’ya göre, enerji dönüşümünün hızlanmasını sağlayan güçlü piyasa eğilimleri var ve salgın sırasında enerji kullanımında bir miktar azalma olsa da mevcut kilitlenmelere rağmen bu yıl elektrik talebinde bir toparlanma olacak. Bu toparlanmanın büyük bir miktarı da yenilenebilir enerji ile karşılanacak.

2021’den itibaren yenilenebilir enerji küresel olarak 200 GW’den fazla enerji kapasitesi eklemeye devam edecek. Güneş halihazırda en çok katkıda bulunan enerji kaynağı ancak rüzgar da hem elektrik üretme kaynağı hem de iyi bir yatırım kaynağı olarak bu kapasitenin büyümesine yüksek bir katkı sağlamaktadır. Maliyet, yenilenebilir enerjinin ölçeklendirilmesi için gerekli olan döngüyü yönlendirmeye yardımcı olacaktır. Yenilenebilir enerji fiyatlarının düşmeye devam etmesi beklenmektedir. Iberdrola’nın yeni girişimler ve teknoloji araştırmaları başkanı Diego Díaz Pilas şunları söylüyor:

“2021’den itibaren güneş enerjisi ve kara rüzgar enerjisi maliyetlerinin 2030’a kadar ek %30 ve açık deniz rüzgar enerjisi maliyetlerinin ise ek %50 düşmesini bekliyoruz.”

Temiz enerji sektöründe büyük miktarda inovasyon ve yatırım var. En çok ilgi çeken konular ise sistem maliyetlerinin düşürülmesi, enerji kaynaklarının kombinasyonu anlayışının derinleşmesi, yenilenebilir enerjinin sürdürülebilirlikteki rolü ve tabiki de hidrojendir. Bu sektördeki inovasyonların ve gelişmelerin çoğu birbirini etkileyecektir ancak sektörün devletten ve özel kurumlardan doğru desteğe ve taahhüde ihtiyacı var.

DNV GL Energy’nin dünya medya ilişkileri başkanı Pieter Schaffels şunları söylüyor:

“Yenilenebilir enerji ve enerji depolama projeleri için ucuz sermayeden yenilenebilir enerjilerin entegrasyonunu sağlamak için güç sistemlerine yapılan önemli yatırımlara ve ulaşım ile ısının elektrikle karşılanmasından kaynaklanan hızlı talep artışına kadar düşük veya sıfır karbonlu çözümlerin alımını sağlayacak salgın sonrası ekonomik teşvik paketlerini önermeleri için dünyanın dört bir yanındaki hükümetlere umutsuzca ihtiyacımız var. Ancak hükümetlerin ekonomik desteğe ilişkin olumlu sinyallerine rağmen tedarikteki aksaklıklardan kaynaklanan proje gecikmeleri ve borç verenin endişelenmesi de olası durumlardır.”

Ana akım petrol endüstrisi de dönüştürülmüş bir geleceğe hazırlanmak zorunda olduğunun farkına varmaktadır. SP&P Global Ratings, yakın zamanda Exxon Mobil ve Royal Dutch Shell gibi petrol şirketlerini iklim değişikliğiyle ilgili piyasa riski nedeniyle olumsuz gözlem altına aldı. Fugro Avrupa ve Afrika bölgesel stratejik satış müdürü Tony Hodgson 2021’de büyük bir petrol şirketinin iş modelini yenilenebilir enerjiye kaydıracağına inanmakta ve şöyle demektedir:

“Artık küresel olarak yenilenebilir enerji kaynakları söz konusu olduğunda bir devrilme noktasına ulaştık. Tüketici talebindeki artışı göz önünde bulundurunca yeşil enerjiye geçişe direnmenin yalnızca boş bir çaba değil aynı zamanda kötü bir iş uygulaması olduğunu gördük. Geçen yıl dünyada hükümetlerin sürdürülebilirlik ve yeşil bir gündem için sözler verdiği görüldü. 2020 kültürel sıfırlama için hızlandırıcıydı ve 2021’de yeşil enerjideki girişimlerin gerçek dünyadaki uygulamaları etkilemeye başladığını göreceğiz.”

2021’de önemli etki yaratabilecek bazı teknoloji alanları var. Çoğu birbirine bağlı olan bu alanların hepsini gelecekte daha ayrıntılı olarak keşfedeceğiz. İşte 2021’de enerji piyasasının dönüşümünü yönlendiren teknolojiler.

Güneş

IHS Markit, 2020’deki dalgalı talebin ardından güneş enerjisi tesislerinin 2021’de yıllık %30’un üzerinde büyüyeceğini öngörmektedir. Son verimlilik ilerlemeleri göz önüne alındığında perovskit için yüksek beklentiler var ancak bu mineralin tamamen ticarileştirilmesi biraz zaman alabilir. Yüzen güneş enerjisindeki büyüme karaya kurulacak panellerin denize kurulmasından dolayı güneşin arazi/enerji tartışmasından uzaklaşmasına yardımcı olduğu için takip edilmesi gereken bir konudur ancak özellikle agrivoltaik ile ilgili büyük bir odaklanmanın olması muhtemel bir sektörel entegrasyondur.

Rüzgar

Türbinlerin boyutu büyümeye devam edecek ve bu yıl gerçekleşecek ilk ticari yüzer kapasite ihalesi ile açık deniz rüzgarının gelişimi için mevcut bölgelerin 10 katı kadar yeni bölgeler açılacak. Tedarik zinciri buyunca geri dönüşümü incelemek için Orsted tarafından yönetilen bir konsorsiyumun açılmasıyla endüstri, türbin bıçaklarının nasıl geri dönüştürüleceğini araştırırken sürdürülebilirlik odak nokta olacak.

Açık deniz rüzgarının petrol ve gaz endüstrisi için iyi bir geçiş fırsatı olduğu kabul edilmektedir. Örneğin Shell, Kelt Denizi’ndeki Emerald yüzer rüzgar projesinin çoğunluk hissesini satın aldığını yakın zamanda açıkladı. IHS Markit’e göre açık deniz rüzgarı mevcut kapasiteyi ikiye katlayarak 10GW’ye çıkaracak başka bir tampon yıl için belirlendi.

Depolama

Düşen lityum pil fiyatları, sektörel entegrasyon (güneş + depolama gibi), yeşil hidrojendeki büyüme ve Gigafactory’lerin (Tesla tarafından kurulan elektrikli araç ve batarya üretimi yapılan fabrikalar) açılmaya devam etmesinin pazarı yönlendirmesi beklenmektedir. John Laing Çevre Fonu’nun ortak lider yatırım danışmanı Chris Holmes,

“Rüzgar ve güneş enerjisi üretimindeki büyümeyi tamamlamak için doğal olarak büyük ölçekli pil depolama tesislerine yatırım yapılacaktır.”

diyor. Depolamanın dönüşümsel olacağı yer, depolamanın frekans düzenleme, yük dengeleme ve geniş şebeke yönetimi gibi aynı anda birden fazla enerji hizmeti sunduğu değer istiflemesidir.

Sayısallaştırma

Uygun altyapının geliştirilmesine duyulan ihtiyaç dayanıklı, esnek ve sürdürülebilir bir şebeke oluşturmanın anahtarıdır. Ancak akıllı ve temiz şehirler hayalini gerçekleştireceksek sadece şebekeyi yönetmek için değil ona bağlı tüm sayısız cihazı yönetmek için daha etkili koruma, kontrol, otomasyon ve iletişim sistemlerine ihtiyacımız var.

Enerji kullanımını ve yönetimini modellemek için dijital ikizlerin kullanımında bir artış olsa da olmasa da burada gösterilecek çok şey var. LG Solar’dan Brian Lynch, doğru gücün sayacın önünde ve arkasında doğru zamanda sağlanması için cihaza yazılım aracılığıyla bağlanan güneş ve enerji depolama sistemi olan ESS’ in kazanç miktarında büyüme beklediğini söylemektedir.

“Teknolojik ilerlemeler açısından (bu ilerlemeler en düşük maliyetten daha önemli olacaktır) ESS, yazılım ve DERM’ler (dağıtılmış enerji kaynağı yönetim sistemleri) güneş enerjisinin her zaman mevcut olan güç üretim kaynağı ve dağıtılabilir olmasını sağlayacaktır.”

Yapay Zeka

Sistem daha akıllı hale geldikçe işlemlerin karmaşıklığını yönetmek için yapay zeka çözümlerine olan talep artacaktır. Bu, güneş ve rüzgar dizilerinde kestirimci bakımların uygulanmasında daha çevreci operasyonları mümkün kılacaktır. Yapay zeka çözümleri aynı zamanda kurumsal enerji pazarında önemli bir role sahip olabilir ve bu da şirketlerin enerji kullanımlarını azaltmalarına hatta dinamik enerji ağını yöneterek emisyonlardaki düşüşü desteklemelerine olanak tanımaktadır. Bu, yalnızca akıllı maliyet yönetimini değil aynı zamanda enerji kaynaklarının karbon profili yönetimini de destekleyebilir.

AspenTech’in Enerji Endüstrisi Direktörü Ron Beck, yenilenebilir enerjide önümüzdeki yıl boyunca yapay zekayı görmeyi beklediğini söylüyor:

“Beceri eksikliklerini telafi edin, artan teknik karmaşıklık karşısında güvenli ve emniyetli operasyonlar sağlayın ve yeni enerji teknolojisinin olgunlaşmasını hızlandırmak için kazanç verilerinden bilgi alın.”

Hidrojen

Hidrojen endüstrisi birçok popülerlik döngüsünden geçti ancak gözlemcilerin çoğu şu zamanın farklı olduğunu düşünmekte ve önemli bir farklılık görmeyi beklemektedir. İngiltere’nin 10 noktalı hidrojen planı, güneş pillerinin, rüzgarın son dönemdeki başarısı ve elektrikli araçların benimsenmesi bir sonraki adıma hazır olup olmadığımızı kanıtlamaktadır.

Yeşil hidrojen, gelişmekte olan bu sektörde AB ve dünyadaki diğer birçok ülkenin ekonomisini canlandıracak bir yatırım olarak 2021’de takip edilecek bir yenilenebilir enerji kaynağıdır. Özellikle elektrifikasyonun uygun olmadığı ağır sanayi, kimyasal ve ulaşım gibi sektörlerde karbon arındırma çabalarını hızlandırmanın çok önemli bir yolu olarak görülmektedir.

Bu, hidrojeni küresel enerji karışımının bir parçası olarak daha da benimsetecektir. Piyasada hidrojene olan ilginin yeniden canlanmasının bu sefer farklı olduğu konusunda genel bir his vardır. Bununla birlikte hidrojenin çoğunluğu fosil yakıt kaynaklıdır bu nedenle yeşil hidrojenle ilgili tekrarlanan duyurulara rağmen şirketlerin çevresel sorumluluğa sahip olduklarını vurgulamak için yaymış oldukları yanlış bilgilere karşı çok dikkatli olmalıyız.

Karbon Yakalama ve Depolama

Karbon yakalama, net sıfır karbonlu bir gelecek için yapılan planların anahtarıdır ve hükümetler kalkınma planlarını yeniden oluşturmaktadır. Birleşik Krallık, CCS’yi (carbon capture and storage – karbon yakalama ve depolama) yeşil 10 nokta planına dahil etti ve 2030’a kadar faaliyete geçirilen en az bir CCUS (karbon yakalama, kullanma ve depolama) projesine sahip olmayı hedeflediğini belitti. Bu zaman zarfında ABD’de Elon Musk, en iyi karbon yakalama projelerini keşfetmek için 100 milyon dolarlık bir yarışma başlattı.

Mevcut CCS girişimlerinin çoğu yapım ve dağıtımda ağır enerji ve karbon para cezası uygulandığı için çevre topluluğundan geri çekilmiştir. Ancak doğa temelli çözümlerin daha etkili olacağı görülmektedir ve savunucular, çelik ve çimento gibi emisyon yoğun endüstrilerin düşük karbonlu bir gelecekte faaliyet gösterebilmesinin tek yolunun CCS/CCUS olduğunu iddia etmektedir. Karbon kullanımı ve depolama kombinasyonu çok güçlü bir potansiyele sahipti ve bu potansiyeli gelecekte keşfedeceğiz.

Not:

*Perovskit bir kalsiyum titanyum oksit mineralidir ve güneş enerjisinden elektrik üretme özelliğine sahiptir. Ayrıca bu mineral sayesinde güneş panelleri mevcut durumdan çok daha hafif ve ucuz olabilecektir.

*Agrivoltaik, hem güneş enerjisi hem tarım için aynı kara parçasının ortaklaşa kullanılması tekniğidir. Güneş panelleri ve mahsullerin bir arada bulunması bu iki üretim türü arasında bir ışık paylaşımı anlamına gelmektedir.

*Gigafactory Tesla tarafından batarya üretmek için kurulan fabrikadır. Ancak son zamanlarda bu fabrikalarda elektrikli araç da üretilmektedir.

[Kaynak]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir