Sürdürülebilir Yatırım COVID-19 Sonrası Yeşil Ekonomik İyileşmeyi Nasıl Destekleyebilir?

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Muhafazakar Parti konferansında Birleşik Krallık hükümetinin yenilenebilir enerjiye yatırım yapacağını söyleyerek önümüzdeki 10 yıl içinde Birleşik Krallık’ta “yeşil sanayi devrimini” başlatma sözü verdi ve açık deniz rüzgar enerjisiyle Birleşik Krallık’taki her eve enerji sağlayarak İngiltere’yi “rüzgarın Suudi Arabistanı” yapmayı hedeflediğini söyledi.

Boris Johnson’ın bu sözleri, yıl içinde tüm detaylarıyla ortaya konması beklenen ve endüstrilerde, inovasyonlarda ve altyapılarda yeni hedef ve yatırımcıları içerecek olan on adımlı “Yeniden Daha Yeşil İnşa Edin” planının ilk adımıdır. Bu plan hükümetin Birleşik Krallık’ın net sera gazı emisyonlarını 2050’ye kadar net sıfıra indirmesini zorunlu kılan ve aynı zamanda da önemli yatırım ve taahhüt gerektiren geçen yılki mevzuatını takip etmektedir.

Başbakan Boris Johnson bu sözü verirken koronavirüs salgınının yol açtığı tahribatın ardından yeşil alt yapıya yapılan yatırımın Birleşik Krallık’ın sıkıntılı ekonomisini canlandıracağını ummaktadır. Covid-19’un ilk salgının ardından epey bir zaman geçti ve İngiltere ekonomik kilitlenmenin etkilerinden kurtulmaya çalışmaktadır. İşetmeler ayakta kalmak için mücadele ederken Ulusal İstatistik Ofisi’nden (ONS) gelen son veriler pandemiyi takip eden ilk beş ayda toplam 695,000 maaş tutarının kaybedildiğini ortaya çıkarmıştır. Birleşik Krallık’taki toplam işsiz sayısı 1,4 milyona ulaşmıştır ve izin programı bittiğinde bu sayının artması muhtemeldir.

Covid-19 her türden yatırımcının arasında Çevre, Sosyal ve Yönetişim (ESG) odaklı yatırımlara artan iştahın üzerine Birleşik Krallık’taki yeşil bir ekonomik toparlanmayı destekleyebilecek yatırım dalgasını üretmek için yatırım eğilimlerini hızlandırmıştır. Bu hızlanma aynı zamanda birçok alanda sosyal ve ekonomik faydalar sağlarken ekonominin ve toplumun pek çok alanında olduğu gibi yatırımcıları, portföylerini yeniden incelemeye ve paralarının doğru alanlara aktarılıp aktarılmadığına, yatırımlarının gerekli getiriyi sağlayıp sağlamayacağına düşünmeye itmiştir.

İngiltere COVID-19’un etkilerini düzeltmek amacıyla inovasyon ve girişimcilikle işleyen iyi bir gelecek için desteklenen yeşil ekonomik iyileşmeyi teşvik etmeli ve sürdürülebilir yatırım için artan talepten yararlanmalıdır.

Son yıllarda, oldukça düşük faiz ortamında daha fazla getiri arayan ve aynı zamanda sürdürülebilir, sorumlu yatırımlara yönelik artan talebi karşılayan yatırımcılar arasındaki sermaye dağılımında büyük bir değişiklik görülmüştür. Özellikle pandemi sırasında varlık yönetiminde ormancılık, konut ve pil depolama dahil yenilenebilir enerji gibi sürdürülebilir “gerçek” yatırımlar sayesinde önemli bir büyüme olmuştur.

Geri dönüş hedeflerini karşılayan uzun vadeli varlıklarda fırsat arayan kurumsal yatırımcılar, yenilenebilir enerji ve enerji depolama gibi sürdürülebilir yatırımlara ticari mülkler ve fosil yakıt çıkarıcılar gibi gözden düşen sektörlerden giderek daha fazla yatırım yapmaktadır. Bu, yeşil ekonomik büyümeyi destekleyerek Birleşik Krallık’a salgından kurtulmak için bir yol sunabilir.

Yenilenebilir enerji sektörü, enerji depolama gibi alanlarla da muazzam fırsatlar sunmaktadır. Enerji depolama, düşük karbon ekonomisine geçişi destekleyen daha yüksek seviyelerde yenilenebilir enerji üretimini kolaylaştırmakta ve yenilenebilir enerjinin enerji tüketicileri için daha uygun maliyetli hale gelmesine yardımcı olmaktadır.

“Henüz hafızalarda taze olan en büyük sağlık krizinin ardından ekonominin iklim değişikliğiyle mücadele eden önlemlerle yeniden inşa edilmesi, yatırımcılar ve varlık yöneticileri için uzun vadeli finansal ve ekonomik getiri sağlayacaktır.”

Yenilenebilir enerji gibi sabit varlıklar borsa hareketlerine karşı daha az duyarlı olduklarından piyasa dengesizliği yüksek olduğunda esneklik konusunda bir üne sahiptirler. Ayrıca yatırımcı portföylerindeki dengesizliği azaltmaya yardımcı olacak şekilde piyasaya göre değerlenmemişlerdir. Yatırımcıların 2020 yılı boyunca borsalarda gördüğümüz ani düşüşlere meydan okuyan yatırımlarla portföylerini geleceğe hazır hale getirmeye gittikçe daha fazla yakınlaştıklarını gördük.

Bu trend aynı zamanda gerçek varlıkların dışında da tekrarlanmıştır ve hisse senetlerinde de görülebilmektedir. Calastone işlem ağına göre bu yılın Nisan ve Temmuz ayları arasında ESG hisse senedi fonlarında yatırılan yeni para miktarı önceki beş yılın birleşik akışlarını aşmıştır. Dahası, Morningstar’ın yakın tarihli son bir raporu dünya çapında büyük şirketlere yatırılan 4900 geleneksel fona kıyasla 745 ESG sermaye fonunu değerlendirmiş ve sürdürülebilir fonların çeşitli zaman dilimlerinde emsallerinden daha iyi performans gösterdiğini duyurmuştur.

Gerçek varlıklar ve ESG hisse fonları küresel bir krizin ve COVID-19’un etkileriyle büyük ölçüde bozulan bir piyasa karşısında direnç gösterdi. Bu nedenle, çevre ve sosyal faydalı bir yatırım stratejisine dahil etmek için finansal getirilerden fedakarlık etmeniz gerektiği efsanesi iyice ve gerçekten çürütüldü.

İngiltere ayrıca sürdürülebilirlikte yeniliği körükleyen bir girişimcilik kültüründen de yararlanmaktadır. Birleşik Krallık hükümetinin net sıfır taahhütlerinin bir parçası olarak tarım teknolojisi ve atıktan enerji üretim tesisleri de dahil olmak üzere çiftlik hayvanı üreticileri için daha sürdürülebilir hayvan yemi gibi küçük ama yenilikçi altyapı alanlarına sağladığı fonlar artmaktadır. Buna ek olarak Birleşik Krallık’ın girişimci kültürü uzman LED aydınlatmalı çok katlı binalarda dikey tarımla yeşillik ve bitki yetiştiren Fischer Farms gibi tarım teknolojisi şirketlerinin önemli yatırımlar elde etmesi anlamına gelmektedir. Ancak bu tür yatırımların geleneksel karbon yoğun tarım sektörünü bozacağını düşünenler de vardır.

Devlet desteği, yatırımcı duyarlılığı ve girişimci yaklaşımının birleşimi Birleşik Krallık’ın ekonomisini salgının etkilerinden sonra sürdürülebilir bir yatırım gündemiyle yeniden inşa etmesi için sağlam bir temel atmaktadır. Pandemi iklim kriziyle çarpıştığından dünya şu anda iki acil durumla karşı karşıyadır. Bununla birlikte hafızalarda taze olan en büyük sağlık krizinin ardından ekonominin iklim değişikliğiyle de mücadele edecek önlemlerle yeniden inşa edilmesi, yatırımcılar ve varlık yöneticileri için uzun vadeli finansal ve ekonomik getiri sağlayacaktır. İhtiyaç duyulan şey ise tüm paydaşların düşük karbon ekonomisine geçiş için tarihi fırsattan en iyi şekilde yararlanması ve İngiltere’nin geleceği için sürdürülebilir bir yeşil ekonomi sağlama taahhüdüdür.

[Kaynak]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir