İş Liderleri 2050’nin Sürdürülebilir Enerji Dünyasına Nasıl Hazırlanabilir?

Kanadalı film yönetmeni James Cameron bir keresinde

“Yenilenebilir enerjide liderlik eden ülke dünyaya liderken eden ulus olacaktır”

demişti.

2021’de en önemli enerji trendlerine bakıldığında yenilenebilir enerji ve enerjinin interneti öne çıkmaktayken McKinsey & Company’nin araştırmasına göre enerji tüketimi 2050’ye kadar ikiye katlanacaktır. İş liderlerinin enerji üretimini nasıl daha akıllı ve daha sürdürülebilir hale getireceklerini analiz etmeleri gerekmektedir çünkü mevcut sistem muhtemelen böyle bir talebi karşılayabilecek durumda değildir.

Araştırmamı yaparken ve gelecekteki fırsatlarını keşfederken yenilenebilir enerjinin işletmelere büyük bir potansiyel sunduğunu keşfettim ve enerji sektöründeki yeni ölçeklenebilir başlangıç modellerini keşfetmek için Singapur’daki bir şirketle birlikte çalıştım. İşte diğer iş liderlerinin 2050’nin sürdürülebilir enerji dünyasına nasıl hazırlanabileceklerine dair tavsiyelerim.

Şehirleri Daha Yeşil ve Bağlantılı Hale Getirmeye Odaklanın

2050 yılına kadar dünyanın üçte ikisi kentlerde yaşıyor olacaktır. Bu nedenle şehirlerimizi nasıl daha yeşil ve bağlantılı hale getirebileceğimizi düşünmeye başlamanın şimdi tam zamanıdır.

İş liderlerinin odak noktalarını yeşil teknolojilere ve bağlantılı platformlar alanındaki yeniliklere çevirmesi gerektiğini düşünüyorum. Geleceğin akıllı şehirleri büyük olasılıkla kablosuz sensörler, IoT cihazları ve yapay zeka aracılığıyla birbiriyle bağlantılı olacak, bu nedenle hazırlanmaya şimdiden başlamalıyız.

Abu Dabi’denin Masdar şehri gibi bazı şehirlerde halihazırda dev güneş paneli çiftlikleri vardır. Danimarka, rüzgar enerjisi toplamak için Kuzey Denizi’nde bir ada inşa etmeyi planladığını açıkladı. İnşa edilen bu enerji merkezi başlangıçta 3 milyon haneye yetecek kadar elektrik üretecek.

Yenilenebilir Enerjiye Yatırım Yapın

Daha fazla yenilenebilir enerji kullanmak rekabeti arttırarak ve enerji kaynaklarını çeşitlendirerek petrol, doğal gaz ve kömüre olan talebi azaltabilir. McKinsey, önümüzdeki on yıl içinde yenilenebilir enerjilerin bugünün fosil yakıtlarından daha ucuz olacağını ve 2035 yılına kadar yenilenebilir enerjinin tüm elektrik üretiminin %50’sini oluşturacağını öngörmektedir. Günümüzde en hızlı büyüyen enerji kaynakları güneş, rüzgar, hidroelektrik ve biyoenerjidir. Deleceğin diğer alternatif enerji kaynakları ise uzay temelli güneş, gelgit, alg ve magma gücü olabilir.

Jeotermal Enerji Derneği’ne göre dünyanın jeotermal enerji potansiyelinin %10’undan daha az bir miktarı şu anda kullanılmaktadır. Bununla birlikte, jeotermal enerji üretiminin 2030 yılına kadar iki katından fazla olması beklenmektedir.

Yenilik Yapmaktan Korkmayın

Gelecekteki yenilikler muhtemelen bağlantı, veri izleme ve yeni yenilenebilir enerji kaynakları arama ile ilgili olacaktır. Günümüzde bu alanda öne çıkan bazı şirketler, Hindistan’da bir temiz enerji şirketi olan ReNew Power ve yenilenebilir enerji üretimini tahmin etmek için hava durumuna dayalı tahmin yapan bir yapay zeka geliştirmeye odaklanan İsrailli bir startup olan Windbreak’dir. Elektrikli araç üreticisi Tesla şu anda 800 milyar doların üzerinde bir değere sahiptir. Apple’ın ise otonom bir elektrikli otomobil üretmek için Hyundai-Kia ile anlaşma üzerinde çalıştığı bilinmektedir.

İş Liderlerine Bir Çağrı

Küresel enerji endüstrisi hızlı bir dönüşümle karşı karşıyadır. 2016’da New York’ta düzenlenen Enerjinin Geleceği Küresel Zirvesi sırasında eski ABD Dışişleri Bakanı John Kerry,

“Hangi ülkede yaşarsanız yaşayın temiz enerjinin maliyeti artık iklim değişikliğinin maliyetinden daha ucuz”

demişti.

Bu sözler şimdi her zamankinden daha fazla yankılanmaktadır. Bu, tüm genç girişimcilere, iş liderlerine ve startup kurucularına bu gezegende geleceğimizi nasıl daha sürdürülebilir hale getirebileceğimizi düşünmeye yönelik açık bir çağrıdır. Şimdi yenilenebilir enerji kaynaklarını büyütürken şehirleri daha yeşil ve bağlantılı hale getirebilecek iş fikirlerinin tam zamanıdır.

[Kaynak]

Eviniz İçin Güneş Enerjisi

Güneş enerjisine geçmek kendi elektriğinizi kontrol etmenizi, depolamanızı ve yardımcı programlardan tasarruf etmenizi sağlar.

Güneş Enerjisi Endüstrileri Birliği (SEIA) ve Wood Mackenzie Power &Renewables, 2019 yılında ABD’nin 2 milyon güneş paneli kurulumuna ulaştığını açıkladı. SEIA başkanı ve CEO’su Abigail Ross Hopper’ın öngörüsü ise şu şekilde:

“Bu 17 milyar dolarlık endüstri beş yıl içinde iki katına çıkma yolunda ilerliyor ve 2020’lerin güneş enerjisinin yeni enerji üretim şekli haline geldiği on yıl olacağına inanıyoruz.”

Ev Sahiplerinin Güneş Enerjisini Seçmesinin Nedeni

Son birkaç yılda, güneş panellerinin yoğun bir şekilde konutların çatılarındaki yerlerini alması daha önce hiç ulaşılmayan bir durum. Bunun nedenleri arasında evlerin artan elektrik faturaları, çevre dostu yaşam tarzlarına dönme dürtüsü ve eyalet hükümetleri tarafından yapılan vergi indirimleri gibi teşvikler de yer alıyor. Sisteminizin toplam maliyetinin yüzde 26’sına eşit bir vergi kredisi veren federal yatırım vergi kredisi (ITC) etkileyici bir faydadır. Örneğin, Kaliforniya’daki eyalet meclisi, 2006’dan beri mevcut olan 2.000 dolara kadar federal vergi kredisine ek olarak ev sahiplerine indirimler sunan California Solar Initiative’i onayladı.

Net ölçüm gibi aşırı üretilen elektriğin bir şebekede depolanmasıyla fatura kredisinin kaydedilebileceği bir yöntemi kullanabilirsiniz. Ayrıca, kendi enerji depolama yeteneklerine sahip, tamamen yerel bir şebekeden bağımsız projeye sahip olmayı da seçebilirsiniz. Konutlarda güneş enerjisi seçilmesinin bir başka nedeni de güneş ışınlarının bazı bölgelerde, özellikle uzak veya kırsal bölgelerde, merkezi olarak kontrol edilen elektrik şebekeleri tarafından sağlanan elektrikten daha kolay erişilebilir olmasıdır.

Başlangıç seviyesindeki çalışanlar için yaygın istihdam fırsatları, Amerika Birleşik Devletleri’nde gördüğümüz bir başka umut verici eğilim. Kaliforniya Güneş Enerjisi Endüstrileri Birliği’ne göre, Kaliforniya’daki güneş enerjisi endüstrisi yarım milyondan fazla işçi istihdam ediyor ve bu sayı Pacific Gas & Electric, Southern California Edison and San Diego Gas & Electric de dahil olmak üzere eyaletin en büyük beş kamu kuruluşunun toplam istihdamını aşıyor. Solar Foundation’ın 2019’daki Ulusal Güneş Enerjisi İşleri Sayımında, sektörde yaklaşık 250.000 işçi olduğunu tahmin edildi.

Orta Sınıf İçin Değeri

Çok sayıda araştırma, orta sınıf hanelerin güneş enerjisi kurulumuna öncülük ettiğini göstermektedir. PowerScout ve GTM Research tarafından 2017’de yapılan bir araştırma, son teknoloji makine öğrenimi görüntü tanımayı kullanarak, güneş enerjisi hanelerinin yüzde 70’inden fazlasının yıllık gelirinin 45.000 ila 150.000 dolar arasında olduğunu ve bu aralığın kabaca “orta gelir” ile uyumlu olduğunu ortaya çıkardı. Bir ülkedeki finansal ve enerjik işleyiş içsel olarak bağlantılı olduğundan, bu bulgu sonuçları açısından son derece önemlidir. En nihayetinde, politikalar tüketicilere erişmek ve hizmet etmek için yönlendirilebilir ve temiz enerji kullanımını en üst düzeye çıkarmak için düzenlemeler genişleyebilir.

Orta sınıf Amerikalıların bildiği bir şey varsa, o da doların değeridir. Bu nedenle, güneş enerjisiyle çalışan bir eve sahip olmanın ve enerji tüketimleri üzerinde daha fazla kontrol sahibi olmalarının kıymetini bilmeleri şaşırtıcı değildir. Ülke çapında belirli posta kodlarındaki ev sahipleri, bazı durumlarda vergi kredisinden sonra paneller ve kurulum için 0 dolar ödemelerine olanak tanıyan büyük indirimlerden ve vergi muafiyetinden yararlanıyor. Bu da yine orta sınıf Amerikalıların kıymetini bildiği bir diğer nokta.

Ortalama bir Amerikalı, güneş enerjisi ile güç ve enerji maliyetini doğrudan kontrol edebilir ve en önemlisi paradan tasarruf edebilir. Geleneksel kamu hizmeti maliyetinin düşmesi de bu durum için önemli bir etken. Diğer yandan da tükettiğiniz enerji daha temiz ve daha yeşildir.

Geleceğe Yönelik Eğilimler

Wood Mackenzie’nin 2020 Q2 tahminine göre, 2024’e kadar tüm ABD evlerinin yüzde 2,5’i güneş enerjisi kurulumuna sahip olacak. Evden çalışan Amerikalılarının sayısının giderek artması ile birlikte fatura tutarlarının düşürülmesi gerçek bir ihtiyaç haline gelmekte. Güneş enerjisi, net bir ileri ivme ile uygulanabilir bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Florida ve Kaliforniya gibi eyaletlerde güneşli mevsimlerde, talebe kıyasla muazzam miktarda enerji üretilir. Bu nedenle odak noktası enerji depolamayı en verimli hale getirmeye doğru kayıyor. Bazı şirketler, müşterilerin fazla enerjiyi elektrik şebekesine geri göndermek yerine depolamalarını sağlamak için güneş paneli kurulumuna eşlik edecek bir güneş bataryası sunmakta.

Güneş Enerjisinden Nasıl Yararlanabilirsiniz? 

En popüler seçenek fotovoltaik (veya PV) panellerdir. Güneş ışığından gelen fotonlar paneldeki hücreler tarafından emilir, bu da katmanlar boyunca bir elektrik alanı oluşturur ve elektriğin akmasına neden olur. Küçük boyutları sayesinde, çatı üstü güneş panelleri, konut dışı büyük ölçekli kurulumlara göre daha düşük yatırım maliyetine sahiptir.

Amerika’daki ev sahipleri 2008 yılındawatt başına 8 dolar öderken, bu maliyet keskin bir düşüş ile 2021 yılında 2,81 dolara düştü. Bir güneş enerjisi sistemini paylaşmak için diğer yerel sakinlerle bağlantı kurmayı içeren topluluk güneş enerjisi, maliyetleri daha da düşürmek isteyenler için popüler ve verimli bir seçenektir.

Öncelikle hükümetler tarafından yapılan yüklü yatırımlar, daha sonra ise insanların giderek satın almaya ve kullanmaya eğiliminin artması ile bu teknoloji çok daha ucuz hale geliyor. Ve ne kadar ucuz olursa, o kadar çok insan rahatlıkla karşılayabilir. Güneş enerjisi zaten bu döngünün içinde ve daha da iyisi, artan bir satın alma kasırgası olarak ifade ediliyor.

Ekonomik savaşların yanı sıra tüm kişisel finans durumları için de oldukça avantajlı hale gelmiştir. Net ölçüm maliyetleri ile de kurulum ve enerji Kuzey Amerika’da tasarruf dostu bir seviyeye düştü. Şimdi kendi ayak izlerinizi düşünmenizin tam sırası.

[Kaynak]